22 Ekim 2017 Pazar

PEYGAMBERLERİN HAYATI

2014-02-08 - 19:39
PEYGAMBERLERİN HAYATI

-1-

Yeryüzünde insandan önce melekler vardı
Cinlerse yeryüzünde hep fesat yaparlardı

Cenabı Hak buyurdu meleklere mealen:
“Topraktan nev-i insan yaratarak bilin ben

Yeryüzünde kendime halife kılacağım
Suretini en güzel şekilde yapacağım

Onun yaradılışı tamam olunca da ben
Ona ruh vereceğim, secde ediniz hemen”

Melekler dediler ki hitaben Rabbimize:
“Biz yeteriz Ya Rabbi tespih ile takdise

Öyleyse yeryüzünde fesat yapacak olan
Kimseleri halife kılmak istersin neden

Bizim ibadetimiz kâfi değil mi sana
İnsanı yaratmandan bilmedik nedir mâna”

Cenabı Hak buyurdu bu suale karşılık:
“Sizin bilmediğiniz hikmet var bunda artık

O hikmette onların işleyeceği fesat
Bütün şerlere üstün gelecektir hem kat, kat”

Bir Cuma günü vuku buldu ilk yaradılış
Allah’ın kudret eli ile toprak yoğrulmuş

Sonra da bu toprağa verilip şekli insan
İnsanların babası ÂDEM varolmuş ondan

Hem Hazret-i –Âdem’e ruhundan ruh vererek
Ve “AKIL” denen cevher ile tezyin ederek

Bütün eşyaların da öğreterek ismini
Meleklerden de üstün kıldı onun cismini

Soktu melekler ile Âdem’i imtihana
Eşyaların ismini sorup Allah onlara

Melekler bu durumda acizlerini ikrar
Edip tüm noksanlardan Hakkı tenzih kıldılar

“Bize ne öğrettinse, ancak onu biliriz
Her şeyi bilen sensin, aciziz bu işte biz”

Dediler, Hak buyurdu bu kez Âdem’e dedi:
“Ey Âdem söyle nedir eşyaların ismini”

Âdem tüm eşyaların  isimlerini saydı
Rabbi idi öğreten elbet ona esmayı

Melekler ikrar kıldı onun üstünlüğünü
İmtihanı vermişti Hazreti Âdem çünkü

Cenabı Hak buyurdu meleklerin hepsine
“Haydi secde ediniz hep Âdem’in önüne”

Hak emrine melekler itaat kıldı hemen
Tek itiraz yükseldi nefse mağrur İblis’ten

Cenabı Hak buyurdu İblis’e edip hitap
Dedi: “Ey İblis neden edersin terk-i edep

Yed-i kudretim ile yarattığım Âdem’e
Mâni olan şey nedir söyle secde etmene”

İblis, küstahça cevap vererek bu soruya:
Dedi: “Hayırlıyım ben Âdem’den yaratışta

O’nu çamurdan, beni, yaratmışsın ateşten
Çamurdan olan şeye secde eder miyim ben”

İblis’in bu cevabı ve bu enaniyeti
Onu rahmet-i Haktan mahrum kıldı ebedi

“ORDAN İN” dedi Allah “uzaklaş rahmetimden
Küçültülüp hor hâkir olacaksın artık sen”

-2-

İBLİS’İN, İNSANLARI
AZDIRMAĞA
YEMİN ETMESİ

İblis de işlediği hatayı anlamıştı
Tövbesine gururu yine mâni olmuştu

“Base kadar bana da mühlet ver Rabbim” dedi
Allah da verdi ona istediği mühleti

İblis bunu duyunca hitap ederek Rabbe:
Dedi ki “İnsanları düşürüp dalâlete

Senin doğru yolunun üstüne oturarak
İşim olacak Âdem oğlunu hep azıtmak

Azıtmış bulacaksın insanların çoğunu
Aldatmak olacaktır, işim halis kulunu”

Cenabı Hak buyurdu: “Kasem ederim ki ben
Dolduracağım bütün cehennemi sizlerden

Sana aldanmayacak hâlis kullarım var ya
Bil ki bir hâkimiyet kuramazsın onlara”

İnsan nesli çoğalsın dileyerek Rabbimiz
Havva anamızı da yaratmıştır biliniz

O şahıstan eşini getirdi o vücuda
Eğe kemiğinden bil yarattı onu Huda

Cenabı Hak onları cennetine koyarak
Hitap etti: “Ey Âdem sen ve zevcen girin bak

Cennet nimetlerinden bolca faydalanınız
Memnu olan ağaca yaklaşmayın yalınız”

Bu Âdem’in şahsında verilen ilk emirdi
İblis rahat durmadı, ona vesvese verdi

Dedi: “Bilin bu ağaç ebedilik ağacı
Bundan yiyin cennette olmak için kalıcı”

ADEM İLE HAVVA’NIN
CENNETTEN
KOVULMALARI

Vesvesesine kanıp onlar dahi şeytanın
Meyvesinden yediler yasaklanmış ağacın

Edep yerleri o an açılıverdi hemen
İş işten geçti ama, uyandılar gafletten

Dediler: “Ey Rabbimiz, zulmettik kendimize
Hüsrana uğrarız biz, rahmet kılmazsan bize”

Cenabı Hak onları yeryüzüne indirdi
“Birbirinize düşman olarak inin” dedi

“Kim ki şeytana tabi olur ise hüsrana
Uğrayacak dünyada ve cehennem var ona”

Ey Âdemoğlu artık Havva ile Âdem’i
Aldatan lânetliden koruyun kendinizi

Hazret-i Âdem Seylan Adasına inmişti
Havva Anamız ise Cidde’ye indirildi

İkisi de Mevlâ’ya yalvarıp yakardılar
Günahtan istiğfarda bulunup ağladılar

Rahmet denizi coştu, kabul olundu tövbe
Arafat’ta buluşup KÂBE yaptılar Rabbe

Âdemoğlu’nun nesli ikisinden üredi
Bu ırklar, bu kavimler hep onlardan türedi

Başta Hakkın emriyle kardeşler evlendiler
Beraber doğanlarsa, bundan yasaklandılar

Cenabı Hak, Âdem’i peygamberi kıldı hem
Böylece ilk insan ilk peygamber oldu Âdem

Yıllar geçti çoğaldı yeryüzünde insanlar
Kırkbine ulaşmıştı Âdem ölene kadar

-3-

HABİL-KABİL
OLAYI

Âdem’e indirildi ilk emir ilk on suhuf
Habil ile Kabil’in kıssası dahi maruf

Kabil, Habil’e helâl olan Aklima ile
Allah’a isyan edip, evlenmek isteyince

Hazret-i Âdem onu ikna etmek istedi
“Hakkın hükmüne boyun eğmen gerektir” dedi

Kabil hiç aldırmadı babasının sözüne
Zirâ Şeytan dürtmüştü, kan dolmuştu gözüne

Kardeşini öldürüp, ilk katil oldu Kabil
Ve de yeryüzünde ilk mazlum kişidir Habil

Kardeşinin cesedi sırtında gezmekteyken
İki karga kavgaya tutuşuverdi birden

Bir karga diğerini öldürdü yere gömdü
Karganın bu işini Kabil dahi bil gördü

O da toprağı eşip, Habil’i gömdü ona
Böylece ilk mezar da yapılmıştı insana

Kabil, o gün, bugündür her katilden bir hisse
Alır kandığı için o lânetli İblis’e

HAZRET-İ ŞİT
ALEYHİSSELÂM

Habil’i öldürmesi, öz kardeşi Kabil’i
Bir hayli üzdü Âdem Babamızı bu belli

Cenabı Hak Âdem’e bir hibede bulundu
Bu hediye Peygamber olacak bir oğuldu

Adını (ŞİT) koydular, bedel oldu Habil’e
Âdem’den sonra Allah peygamber kıldı bile

Otururdu Mekke’de biliniz Hazret-i Şit
İlk binayı yapanın Şit olduğu da sabit

Dokuzyüz on iki yıl ömür sürdü dünyada
O dahi rücu kıldı Yaradan’a sonunda

HAZRET-İ İDRİS
ALEYHİSSELÂM

Hazret-i İdris, Şit’in oğlu beşinci bapta
“HENUN” ismiyle geçer adı onun Tevrat’ta

Hak Teala İdris’e elli suhuf indirdi
Emir ve nehiyleri ona dahi bildirdi

Adı Kur’anda dört kez geçmektedir İdris’in
Numunesi ahlâkın, sabrın ve cömertliğin

Terzilerin pîridir denilir rivayette
İğne, iplik kullanan ilk insandır elbette

Çok az kişi inandı, itibar kıldı ona
Sabrederek katlandı İdris Peygamber ama

Semâya çekilmesi olayı dahi maruf
O’na dahi verilmiş İsâ gibi bir lütuf

-4-
HAZRET-İ NUH
ALEYHİSSELÂM

Çekince de semaya Hak, Hazret-i İdris’i
Sürdürdüler irşadı yine de Halefleri

Onlar dahi ölünce başladı devr-i fetret
İlk putperestlik devri böyle başladı elbet

Heykelleri yapıldı mürşid-i kâmillerin
Ve böylece bozuldu halis niyetler bilin

Zamanla tapar oldu insanlar heykellere
İblis’in işi işti halk dalmıştı gaflete

Giderek azıtmağa başladılar insanlar
Sayısı az da olsa var idi inananlar

Bir Peygamber gönderip, onun vasıtasıyla
Bir kavmi helâk etmez Hak, hakkı duyurmazsa

HAZRET-İ NUH’UN
AİLESİ

Hak’tan uzaklaşmayan toplumların içinde
Bir aile vardı ki bağlı tevhit dinine

Hazret-i Nuh böyle bir aileden gelmeydi
Ta Hazret-i İdris’e ulaşır seceresi

Kırk yaşına basınca “MİSAK-I GALİZ” alıp
İrşat görevi verdi Hak, Peygamberi kılıp

O dahi müşriklere tebliğlerde bulundu
Ama, çok az kişiler dinlemekteydi O’nu

Kulaklarını tıkar, başlarını örterler
Kavmi, O’nu ne duymak ne de görmek isterler

Nuh derdi ki onlara, “Ben sizleri Allah’ın
Yaklaşan azabından agâh kıldım” uyanın

Onlar ise derlerdi “Peygamberim diyorsun
Bizim gibi insansın, sen de yemek yiyorsun

Senin peşinden gelen insanlar hep fakirdir
Bizce senin iddian, esen havayla birdir”


HAZRET-İ NUH VE
KAVMİ ARASINDAKİ
KONUŞMALAR

Nuh, onlara derdi ki “Evladınız, malınız
Hakikati görmeğe mâni size bakınız

Ey kavmim işitiniz, işte budur hakikat
Artık gerisini de siz bilirsiniz fakat

Ben sizlerden maddi bir menfaat de istemem
Çünkü benim ücretim, Allah’a aittir hem”

Onlar ise dediler: “Ya Nuh etrafındaki
Fakirleri dağıtman bizim için gerekli

Biz onlarla beraber olmayı zül sayarız
Şâyet onları kovsan, belki sana uyarız”

Hazret-i Nuh buyurdu: “Onları asla kovmam
Onlar kat-kat yücedir Allah’ın nezdinde hem

Böylesine kıymetli olan bu müminleri
Kovarsam azabından Hakkın kim korur beni

Şunu iyi biliniz, hepinizi sizlerin
Değiştirmem tekine dahi bu müminlerin”

Onlar dahi dediler: “Ey Nuh sen bu dâvâdan
Vazgeçmezsen ölümün elimizden o zaman”

Sonra da başladılar, müminleri ezmeğe
Akıllarınca dinden, imandan bezdirmeğe

Ama, imanlarından olmadı bir tek dönen
Daha da sarıldılar imanlarına hepten

Nuh’un kavmi yine de azgınlıkta kalınca
Kırk yıl süren bir kıtlık verdi Allah onlara

Telef olmuştu bütün hayvanları, malları
Telâşlandırdı hayli bu hâl bil ki onları

-5-
Hazret-i Nuh’a gidip, sebebini sordular
Kıtlığa karşı O’ndan bir çâre dilediler

Nuh dedi ki: “Ey kavmim, başınıza gelenler
İşleye geldiğiniz günahlardandır bunlar

Ama, sizin Rabbiniz günahları affeder
Tövbe ve de istiğfar ederseniz siz eğer

Bir nutfeden yaratıp, sizi yoktan vareden
Allah’tan yüz çevirmek, söyleyin bana, neden

Ay’ı, Güneşi nasıl kılmış size musahhar
Semalarda binlerce direksiz yıldızlar var

Ey kavmim artık insaf edip puta tapmayın
Allah’a iman edip, bu küfürde kalmayın”

Nuh’un kavmi küfürde direndikçe, direndi:
“Ey Nuh getir görelim bu azap neymiş” dedi

Nuh onlara dedi ki: “Azap verecek olan
Ben değilim, Allah’tır, ‘benim’ dersem bu yalan

Sizi, ondan başkası, getiremez imana
Hem de mâni olamaz hiç kimse azabına

HAZRET-İ NUH’UN
KAVMİNE BEDDUASI

Tam dokuyüzelli yıl kavmini hidayete
Uğraştı Hazret-i Nuh, yetmedi bu yine de

Sonra Cenabı Hakka bulunarak duada:
“Ya Rabbim, mağlup düştüm” dedi “bu zâlim kavme

Vadettiğin yardımı, bana yapasın gerek
Davetimi reddetti, kavmim isyân ederek

Benim risaletimi, kavmim yalanlamakta
Halâ da sana değil putlara tapınmakta

Yeryüzünde küfreden bir tek kişi bırakma
Aramızda hüküm ver, beni, sen dahi yakma”

HAZRET-İ NUH’UN
GEMİ YAPMAK İÇİN
EMİR ALMASI

Cenabı Hak buyurdu: “Vahyettiğimiz gibi
Ey Nuh bir gemi yap sen, bu işe başla haydi

Yerle-gök birbirine karışıp da zâlimler
Helâk olunca artık, onlara ibret yeter”

Hakkın emrine uyup, Nuh yaptı ilk gemiyi
Cebrail vermekteydi, bu konuda bilgiyi

Nuh’un etrafındaki müminler dahi emek
Verdiler zahmet çekip, gemi bitinceye dek

Müşriklerse uğrayıp, alay etmekteydiler
“Peygamberdin, dülger mi oldun” demekteydiler

Müminler, kâfirlere cevap verip derlerdi
“Sizin alaylarınız elbette ki iğreti

Sular üstünde bizler emniyetle yüzerken
Boğulmaktan kurtulan olmayacak sizlerden

Rızasını kazanıp, bizler hep Rabbimizin
Cennetine girerken, nolur haliniz sizin

Cehennemde azaba düçâr olurken sizler
O zaman da sizlerle, alay ederiz, bizler”

Böylece aylar geçti ve gemi oldu tamam
Rivâyet edilir ki, dört yılda olmuştur tam

Bu geminin “buharlı gemi” olduğu mervi
Böyle zikretmektedir, tafsilâtını râvi

-6-
HAZRET-İ NUH’UN
TUFANI

Cenabı Hak vahyetti: “Binsinler inananlar
Birer çift bindirilsin, artsın diye hayvanlar”

“Bismillah” diyerekten hep gemiye bindiler
Rivayette vardır ki seksen kişi idiler

O gün, Recep ayının onuncu günüydü hem
Nuh’a diyenler olmuş bilin “İkinci Âdem”

Kâfirler arasında vardı oğlu, karısı
Hidayet vermeyince Allah, zordur doğrusu

Kâfir olan eşinin adı “Vaile” idi
Kocası olan Nuh’a küstahça “Mecnun” derdi

Herkes gemiye binmiş ve başlamıştı tufan
Binmemişti gemiye hem Nuh’un oğlu Kenan

“Ey oğulcağızım gel, bizimle bin gemiye
İmana gel, küfürde böyle ısrarın niye

Görmüyor musun sular yükselmeğe başladı
Vakit varken küfründe bırak artık ısrarı”

Dediyse de Oğluna, O “Hayır binmem” dedi
“Yüksek dağa çıkarım, o dağ kurtarır beni”

Nuh, oğluna dedi ki: “Bu gün iman günüdür
Oğulcağızım hadi bin de kurtul ne olur”

Ama, Kenan yine de binmedi o gemiye
Allah’ın hikmetidir, sorulmaz “niçin, niye”

Başlamıştı bardaktan boşanırca yağmurlar
Hem yerlerden nasıl da fışkırmaktaydı sular

Dağ gibi dalgaların arasında bir gemi
Süzülüp gidiyordu, ne azamet Ya Rabbi

Herkes halinden memnun, kendisinden emindi
Selâmete erişti, her kim gemiye bindi

Şükürle geçiyordu günleri bu gemide
Tek bir ukde kalmıştı bil ki Nuh’un içinde

Dedi: “Ya Rabbi oğlum Kenan ehli beytimden
Ehli beytime necat vadetmiştin oysa sen”

Cenabı Hak mealen buyurdu bu soruya:
“Oğlun ehlinden değil, kâfirlerdendir zirâ”

Hazret-i Nuh dedi ki: “Sana sığınırım ben
Mahiyeti belirsiz olan hikmetlerinden

Merhamet etmez ve de bağışlamazsan beni
Ben zarar edenlerden olacağım bu belli”

Kısa sürede tufan, yeryüzünü kapladı
En yüksek dağlar bile sular altında kaldı

Tahakkuk eylemişti böylelikle emri Hak
Müminler selâmete ermiş teşvişi bırak

Hakkın “Hücum” emriyle hareket eden yer, gök
Kâfirlerin tümünü edivermişti helâk

Cenabı Hak buyurdu “Ey arz sularını yut”
Ve semâya buyurdu “Ey semâ suyunu tut”

Sema suyunu tuttu, arz da yuttu suyunu
Böylece sona erdi Tufan-ı  Nuh bil bunu

O mübarek gemi de kondu Cudi Dağına
Tufandan kurtulanlar şükrederek Allah’a

Oruç tuttular o gün şükran borcu olarak
Aşure çorbasıydı, gemideki son yemek

Cenabı Hak Hazret-i Nuh’a şöyle vahyetti:
“Bereket ve selâmet ile ininiz haydi

Ey Nuh senden, seninle bulunan müminlerden
Bereketli zürriyet türeteceğim bil ben

Onları yeryüzünde yaşatırız bir müddet
Günaha sapanları helâk ederiz elbet”

Muharremin onuydu tufan dindiği zaman
Sam, Yam, Hasef, Âd vardı Nuh’un oğullarından

Bin elli yıl yaşadı Hazret-i Nuh dünyada
Bir adı da “ŞEKÜR”dür Hazret-i Nuh’un hatta

-7-
HAZRET-İ HUD
ALEYHİSSELÂM

Nuh’un torunlarından Âd, Yemen’e yerleşti
Hadramut yöresinde kavmi dahi gelişti

İri-yarı, cüsseli gayet kuvvetliydiler
Bağları, bahçeleri mümbitti, zengindiler

Maddeten bu zenginlik onları saptırmıştı
Puta tapmak adeti yeniden hortlamıştı

Bu kavmin de ahlâkı uğramıştı sükûta
Zulümleri sarmıştı yeri, gökleri hatta

Allah’a şirk koşmanın cezası pek büyüktür
Bu yük âdemoğlu’nun sırtında büyük yüktür

Bu zâlimler içinde halim, selim ve müşfik
Bir zat yaşamaktaydı dini tevhide salik

Hem, Nuh’un soyundandı, adı HUD’du bu zatın
“EMİN” idi lâkabı kavmi içinde bakın

Çok üzülür dururda kavminin bu haline
Tek niyazı Mevlâ’dan kavmin hidayetine

Cenabı Hak, kavmine O’nu Peygamber kıldı
Hazret-i Hud kavmini şu sözlerle uyardı:

“Terk ediniz putları, tapmayınız onlara
Tövbe ediniz artık, ey kavmim günahlara

Allah’tan verilmiştir bilin bu kudret size
Verdiği nimet için, şükredin Rabbinize”

Kavmi ise Hud’un bu davetine kızdılar
“Yalancı ve sefilsin” diyerek sataştılar

Nuh dedi ki onlara “Bana ‘EMİN’ derdiniz
Beni yalanlarsınız, şimdi insaf ediniz

Tebliğ ile memurum ben Allah’ın emrini
Doğru yola davetçi Peygamber bilin beni”

Kavmi ise küfürde oldukça ısrarlıydı
Puta tapmak işinde gayetle kararlıydı

Maddi bir menfaate bağlı sandılar işi
Dediler “seni zengin edelim gel ey kişi”

Hazret-i Hud onlara “Sizi dünya ve ahret
Saadetinden mahrum kılacak azap elbet

Korkarım ki yakında gelip çatacak size
Kuraklıklar, kıtlıklar ceza olacak size”

Onlar, cevaben dedi: “Ey Hud bize bir azap
Gelmeyecek sen yine, dilediğin gibi yap”

YÜCE ALLAH’IN
HUD KAVMİNE GAZABI

Hazret-i Hud kesince ümidini kavminden
Hayvanlar telef oldu, yağmur kesildi birden

Güçlü, kuvvetli kavim takatsiz ve dermansız
Bir duruma düşmüştü, bir ceza bu amansız

Kuru ve bunaltıcı bir rüzgâr esiyordu
Ve bu rüzgâr etrafı yakıp kavuruyordu

Üç yıl sürdü bu durum pes perişan oldular
İman edecek yerde Hud’a daha kızdılar

Dediler: “Delil getir eğer Peygamber isen
Eğer delilin yoksa  vazgeç söylemlerinden

Sana putlarımızdan bir hâl arız olmuştur
Dil uzatma onlara, ey Hud, bizden uzak dur”

Hazret-i Hud dedi ki “Bunu kesin biliniz
Putlarınız sizlerden zavallı ve de âciz”

Onlar ise küfürde yine ısrar ettiler
Hazret-i Hud’a türlü zanlar isnat ettiler



Bu Haber 1788 Defa Okundu
Bu Haberi Paylaş

YORUM EKLE

 

 
  Ad Soyad
 

Yorum

       İsim Yazılmayan Yorumlar Onaylanmayacaktır.
   

YORUMLAR

Peygamberlerin Hayatı Kategorisine Ait Diger Haberler

PEYGAMBERLERİN HAYATI PEYGAMBERLERİN HAYATI PEYGAMBERLERİN HAYATI PEYGAMBERLERİN HAYATI PEYGAMBERLERİN HAYATI PEYGAMBERLERİN HAYATI PEYGAMBERLERİN HAYATI PEYGAMBERLERİN HAYATI PEYGAMBERLERİN HAYATI PEYGAMBERLERİN HAYATI PEYGAMBERLERİN HAYATI PEYGAMBERLERİN HAYATI PEYGAMBERLERİN HAYATI PEYGAMBERLERİN HAYATI PEYGAMBERLERİN HAYATI PEYGAMBERLERİN HAYATI PEYGAMBERLERİN HAYATI PEYGAMBERLERİN HAYATI PEYGAMBERLERİN HAYATI PEYGAMBERLERİN HAYATI PEYGAMBERLERİN HAYATI PEYGAMBERLERİN HAYATI PEYAGMBERLERİN HAYATI PEYGAMBERLERİN HAYATI PEYGAMBERLERİN HAYATI PEYGAMBERLERİN HAYATI PEYGAMBERLERİN HAYATI PEYGAMBERLERİN HAYATI PEYGAMBERLERİN HAYATI PEYGAMBERLERİN HAYATI PEYGAMBERLERİN HAYATI PEYGAMBERLERİN HAYATI PEYGAMBERLERİN HAYATI PEYGAMBERLERİN HAYATI PEYGAMBERLERİN HAYATII PEYGAMBERLERİN HAYATI PEYGAMBERLERİN HAYATI PEYGAMBERLERİN HAYATI PEYGAMBERLERİN HAYATI PEYGAMBERLERİN HAYATI

Çok Okunanlar

Çok Yorumlananlar



HABER YORUMLARI

KUR´AN-I KERİMİN IŞIĞINDAN ÖĞÜTLER (ADEM)´DE AŞURE ETKİNLİĞİ 23 NİSAN BU YIL SİİRT´TE FARKLI KUTLANACAK 23 NİSAN BU YIL SİİRT´TE FARKLI KUTLANACAK SİİRT ÜNİVERSİTESİ TAŞINIYOR ŞİİRLER YOĞURT FESTİVALİ VALİ MUSA ÇOLAK, GÜL AİLESİNE TAZİYE ZİYARETİNDE BULUNDU SiiRT ´DELi REMZi´NiN CENAZESiNDE BULUŞTU BAYKAN´DA PİŞMANİYE ÜRETİMİ!

Anketler

Sitemizin Yeni Tasarımını beğendiğiniz mi?
Evet
Hayır
Kararsızım
Kötü

Gunluk Gazeteler

Copyright © 2011 SiirtteHurriyet.com